Kala / Calla Lilly

kala
ENG – “Kala comes from the Greek term meaning “beautiful”… Originating from South African the flower is named according to its colors such as “White Sail”, “Green Goddess”, “Red Desire” and “Pink Mist “… It stands for “Magnificence” and “Beauty”… The stem, especially the roots are very poisonous. Pets are in need of paying attention. Known also as “Bridal flowers”. It blooms in late spring and during summer… ” Yes, I would like to thank the Houzz Application visual for tempting me to learn more about Calla Lilies, which I really like. Usually tall vases or small pots are matched with long-stemmed flowers. Don’t you think the vase aquarium in this image present the Calla Lilly perfectly? This just reminded me of the yellow tulips I had ordered years ago… Normally, I never order flowers without seeing the final design. I either work with the florist together in the shop or I request them to send photos before delivery. This time, I did not have time for neither of them. When the tulips came I was officially going to cry… Egg yolk colored artificial bird feathers were mixed with my beautiful yellow tulips. The bouquet was placed in a white ceramic container. The vase was in a bright yellow wrapping paper perforated like lace. My God! I would not have this flower given as a gift to anyone. I remember like yesterday I went running to the florist, preaching about “respecting the simplicity of flowers”, extracting all the feather with my on my hands! How did we change the design? Tulips were place in a glass vase leaning towards in one direction. We sprinkled little white pebbles on the bottom of the vase. We wrapped the vase with only a dark green colored ribbon around the vase have a dark green color. Florists could hardly make sense. However, I think the designer of the attached image would appreciate me! (Ps: These Cala Lillies are faux!)

TR – “Kala çiçeğinin sözlük anlamı Yunanca’daki “güzel” kelimesinden geliyor… Güney Afrika kökenli çiçeğin, “White Sail”, “Green Goddess”, “Red Desire”, “Pink Mist” gibi renklerine göre ismi var…“İhtişam” ve “güzelliği” simgeler.. Dalları, özellikle kökü çok zehirli. Evcil hayvanlarda dikkat etmek gerekir. “Gelin çiçeği” olarak bilinir… İlkbahar ve yaz aylarında açar…” Evet, çok sevdiğim bu Kala Çiçeği hakkında biraz daha fazla bilgi edinmemi sağladığı için Houzz Application görselindeki tasarıma teşekkür ediyorum… Uzun saplı çiçeklere genelde uzun vazolar ya da küçücük saksılar eşleştirilir. Bu görseldeki akvaryum vazo, galayı çok güzel taşımıyor mu? Aklıma, yıllar evvel bir çiçekçiye ısmarladığım sarı laleler geldi… Normalde, hayatta görmeden bir çiçek siparişi vermem. Ya çiçekçide beraber çalışırım ya da tarif eder, gönderi öncesi fotoğrafını isterim. Bu sefer, her ikisine de vaktim olmamıştı. Laleler bir geldi, resmen ağlayacaktım… O güzelim sarı lalelerin arasına yumurta sarısı yapay kuş tüyleri eklemişler, beyaz seramik kaba yerleştirmişlerdi. Vazo ise, cart sarı ve dantel gibi delikli bir ambalaj kağıdına sarılmıştı. Allah’ım! Ben bu çiçeği kimseye hediye edemezdim. Koşarak çiçekçiye gittiğimi, çiçeklerin yalınlığına saygı vaazı verdiğimi, tüm tüyleri ellerimle ayıkladığımı dün gibi hatırlıyorum! Tasarımı nasıl mı değiştirdik? Sade bir cam vazoda laleleri tek yöne doğru sarkıttık. Vazonun dibine az bir beyaz çakıl taşı serptik. Vazoyu da sadece koyu yeşil bir fiyonkla sardık. Çiçekçi pek anlam veremedi. Ancak ekli görselin tasarımcısı sanırım bana hak verirdi! (Not: Bu resimdeki kalalar, yapay!)

TOG – Serdar Gülgün: My birthday gift!

Serdar Gülgün - TOG
ENG – Community Volunteers Foundation (TOG), was established in 2002 in İstanbul to support young people’s participation in social responsibility activities. The founder, İbrahim Betil, was one of the former General Managers of Garanti Bank, where I had happily worked as an employee. İbrahim Betil’s retirement initiative had a special place in my heart. Over time, I followed the fund raising events of TOG. When “March 11 – An Afternoon with Serdar Gülgün” newsletter reached me, I decided to join immediately. I hadn’t an opportunity to meet with Ottoman Art Expert Serdar Gülgün previously and I was very enthusiastic to be able to visit his home, Macar Feyzullah Paşa Pavilion in Çengelköy, which was a legendary masterpiece with its decoration and color scheme. I thought “I could not have a better birthday gift for myself, by myself!” and signed up. The event is engraved in my memory as one of the most enjoyable events of my life. Serdar Gülgün invested his 10 years for the restoration and decoration of the pavilion. What did I learn? Here are some of my little notes: Çengelköy: Folks of Çengelköy used to make their lives out of fishing. Çengel means “hook” in Turkish. So the name of the village comes from the hooks of the fisherman residents. “Covered Bazaar” (Book): Serdar Gülgün’s authorship of his own impressions and 37 local tradesman’s story, limited in edition. It is the first book originated from Turkey by Assouline, the publishing house (in English only) on concentrating on arts, travel, cookbooks. What pride! Cross planned sofa: After the Ottoman conquest of Istanbul from Byzantine Empire, Ottomans were affected by the architecture and brought this structure of Byanztine buildings to their homes. The rooms in the corners have doors, the remaining cross-shaped sections together constitute the large living room. 9 Bedrooms: Nine rooms house principle have come to Ottomans from China. Kalemişi (Pencilwork) The craftsmen used to decorate walls, domes, ceilings, wood, stone, cloth using materials such as paint and gold leaf. (The pavilion ceilings could have easily be a separate discussion topic… ) Baghdadi: 1-2 cms apart horizontal wooden slats that would hold the wall surfaces of wooden frame structures to hold the plaster and it is also the shooting technique. Ceiling canvas: Coating made of fabric (we think at first glance that it was the ceiling pattern), fastened with a “stud”. Ottoman Seating Group: The Ottoman seatlike furnitures could never been circumvented. In this way, everyone, showing respect to each other, could have his seat without turning his back to the others. Turtle: They are the starting design point of “Serdar Gülgün Istanbul” branded products as Serdar Gülgün believes in the chance, wisdom, beauty and their loveliness. Each piece of this collection such as candleholders, vases, cups are detailed with turtle and would cherish a house right away. The final flat of the house Serdar Gülgün took us was the lowest floor in which there was a water cistern years ago. This flat hid a terrific surprise for me: Begum Khan, the world famous cufflinks designer who lives between Istanbul and Shangai turned out to be Serdar Gülgün’s nephew! I would never imagine visiting her apartment, living room, study room and collections in at the same time! I would like to thank TOG Volunteers who contributed to the most meaningful birthday present of my life!

TR – Toplum Gönülleri Vafkı (TOG), 2002 yılında, gençlerin sosyal sorumluluk çalışmalarına katılımını desteklemek amacıyla kurulmuştu. Kurucusu İbrahim Betil, çok severek çalışanı olduğum Garanti Bankası’nın eski Genel Müdürleri’ndendi. İbrahim Betil’in özverili emeklilik girişimi gönlümde yer etmişti. Zaman içinde, TOG’a destek vermek üzere yapılan faaliyetleri izlemeye başladım. “11 Mart – Serdar Gülgün ile Sohbet” haberini alınca, katılmaya hemen karar verdim. Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün’le daha önce tanışma fırsatım olmadığı gibi, dekorasyonu ve renk kartelası bir şaheser olarak dillerden dile dolaşan Çengelköy’deki Macar Feyzullah Paşa Köşkü’nü de görecek olmak beni çok heyecanlandırdı. “Kendime daha güzel bir doğum günü hediyesi olamazdı!” diyerek TOG’a destek vermek üzere kaydımı yaptırdım. Hayatımn en keyifli etkinliklerinden biri olarak hafızama kazındı. Serdar Gülgün, köşkün restorasyon ve dekorasyonu için 10 yılını vermiş… Neler mi öğrendim? Küçük notlarımdan işte bazıları: Çengelköy: Çengelköy’de halk zamanında balıkçılıkla geçinirmiş. Oltalarının çengelleri yerleşim alanlarının da ismi olmuş. “Kapalıçarşı” kitabı: Serdar Gülgün’ün yazarlığını yaptığı, kendi izlenimlerini ve 37 esnafın hikayesini aktardığı, limitli sayıda basılmış kitap.İngilizce sanat, gezi, yemek kitapları çıkaran Assouline Yayınevi’nin Türkiye’ye dair ilk kitabıymış. Ne gurur! Haç planlı sofa: İstanbul’un fethinden sonra Osmanlılar Bizans yapılarından etkilenip bu binaların haç planını kendi evlerine taşımışlar. Köşeler kapısı olan odaları, arada kalan haç şeklindeki bölümler ise açık yaşam köşelerini oluşturuyor…9 Oda: Bir evin dokuz oda üzerine kurulma prensibi ise Osmanlılar’a Çin’den gelmiş. Kalemişi: Duvarlarda, kubbelerde, tavanlarda, ahşap, taş, bez gibi malzemeler üzerine renkli boyalar ve altın varak kullanılarak yapılan süslemeler. (Köşk’ün tavan işlemeleri bile ayrı bir yazı konusu olabilirdi…) Bağdadi: Ahşap karkas yapılarda duvar yüzeylerinin sıva ile kaplanabilmesi için sıva taşıyıcı 1-2 cm aralıklalar yatay olarak ahşap çıtaların çakılması ve üstüne sıva vurulması tekniği. Tavan tuvali: Kumaş kaplama, ancak (bizlerin ilk bakışta tavan deseni sandığımız) “kabaralarla” (bir nevi mobilya raptiyesi) tutturulabilinirmiş. Osmanlı Oturma Grubu: Osmanlılar’da etrafından dolaşılan hiçbir koltuk benzeri mobilya kullanılmazmış. Bu şekilde, herkes, saygı çerçevesinde, birbirine sırtını dönmeden oturabilirmiş. Kaplumbağa: Serdar Gülgün’ün uğuruna, bilgeliklerine, güzelliklerine, sevimliliklerine, inandığı kaplumbağalar “Serdar Gülgün İstanbul” markalı tasarım ürünlerinin çıkış noktası. Her biri kaplumbağa detaylı olan, sahan, şamdan, vazo, şekerlik gibi objelerden oluşan bu koleksiyondan parçalar, evi şenlendiriyordu. Serdar Gülgün son aşamada evin en alt katında yer alan ve zamanında bir kısmı su sarnıcı olarak kullanılan daireyi gösterdiğinde müthiş bir süprizle karşılaştım: İstanbul-Shangay arasında yaşayan ve sadece kol düğmesi üzerinde çalışan ünlü tasarımcı Begüm Khan, Serdar Gülgün’ün yeğeniymiş! Kendisinin yaşam alanını, çalışma odasını ve tasarımlarını bir arada göreceğim hayatımda aklıma gelmezdi! Hayatımın en anlamlı doğum günü hediyesi için emeği geçen tüm TOG Gönüllüleri’ne çok teşekkür ederim!

Mavi, seni seviyorum! / Mavi, I love you!

mavi
ENG – Recently, finding gifts for young girls between the ages of 10-13 had started to push me. Although I ask my daughter, they don’t offer too many options other than the iPad – iPhone accessories. Toys – crafts – books do not interest them in this transition period… It is a little bit early for make-up items. They are in a mid- stream … I chose Mavi Jeans as my Savior. Although there are many different T -shirts , l loose myself in the accessories department. It is possible to make fun and budget-friendly matching gifts. Most recently I decided on a box-shaped cross-shoulder messenger bag last weekend, which they worked in candy colors. I finished the present with a yellow scarf with flowers. Moreover, I noticed that Mavi Jeans did not turn March 8, International Women’s Day to a shopping furry with promotions and meaningless campaigns unlike many other brands. All of the sales team wore T-shirts saying “Stop Domestic Violence!” and collar pins with the Helpline 0 212/0 549 – 656 96 96 written on. I was watching Mavi Jeans since 1990’s in their progress of rapidly becoming a global brand. Today Mavi, set an example to other brands by trying to create awareness referring to one of the social responsibility issues that requires attention. Mavi, I love you!

TR – Son zamanlarda, 10-13 yaş arası genç kızlara hediye bulmak beni oldukça zorlamaya başlamıştı. Her ne kadar kızıma sorsam da, iPad- iPhone aksesuarları dışında çok fazla seçenek sunmuyorlar. Oyuncak – el işleri – kitap da çok fazla ilgilerini çekmiyor bu geçiş döneminde… Makyaj malzemesi için de daha erken… Arada-deredeler… Kurtarıcım olarak Mavi Jeans’i seçtim. Çok farklı T-shirtleri de olmakla birlikte, aksesuar reyonunda kendimi kaybediyorum. Farklı bütçelere uygun birbirinden eğlenceli hediye eşleştirmesi yapmak mümkün. En son geçen hafta sonu, bonbon şeker renklerinde çalıştıkları kutu şeklinde çapraz postacı çantasında karar kıldım. Yanında, ona uygun minik çiçekli sarı bir fularla tamamladım. Üstelik, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün laylaylom veya alışveriş/indirim furyasına döndürmeyen nacizane markalar arasında olduğunu da fark ettim. Tüm satış ekibi, “Aile İçi Şiddete Son!” yazılı T-shirtler giymiş, Acil Yardım Hattı 0 212 / 0 549 656 96 96 numarasının yer aldığı yaka iğneleri takmışlardı. 1990’lardan bugüne dünya markası olma yolunda hızla ilerleyişini gururla izliyordum. Şimdi, Mavi farkındalık yaratılması gereken sosyal sorumluluk konularından bir tanesine değinerek diğer markalara örnek teşkil etmiş! Mavi, seni seviyorum!

Çaya saygı / Respect for tea

Çay
ENG – Yes, we started with “pasha” tea (warm) when we were little. For many years we sipped our “ruby red” tea, brewed in two-pot system. Some of us preferred it light, some very strong. Our grandfathers enjoyed “Five O’Clock Tea at Hilton” with their friends accompanied with the piano. We had simit (Turkish bagel) – feta cheese – tea time… There was “British 5 O’clock Tea”. Then in the 1990s, Lipton and other tea brands introduced different tea flavored, in bags. Sometimes we drank herbal tea for medical reasons such as “bloat prevention”, “slimming”, “relaxing”, “sleep -generating”. I assume tea culture did not popularize like wine, cigar as it is very practically prepared in our daily lives. Tikina (the name of tea collection basket around Black Sea) Tea Shop raised my awareness when it opened in Teşvkiye, İstanbul. Two years ago, also in Abu Dhabi, I chatted with the owner of a tea store “We never appreciated tea as much as we should,” I concluded. There were maybe 30 different kinds of tea at the store. She explained us every single type. Tea variety and the value per kilogram are a function of where it is grown, geography, climate, altitude, amount of rainfall, humidity, the dimensions of the tea leaves… I did not know that tea is the most widely consumed beverage after water in the world. The breakfast buffet of the hotel we stayed in the Swiss ski resort was another learning experience about tea. There were at least 15 different kinds of tea. Just next to it a lovely, good-old “tea-urn”! The unit was a chest of drawers along with a menu: Nurbong, Mokalberi, English Breakfast, Earl Grey, Green Dagon, Jasmine, Fitness, Mint & Fresh… describing the features and benefits of each tea type. When I returned home, I pulled out my tea brewing hourglass which I had bought from Abu Dhabi again. It reads for how many minutes each type of tea should be brewed at. The two tea pots in the photograph are from Lucca and Butterfly Istinye Park, two venues showing the value they give to tea. Tea is supposed to be appreciated, we should start somehow!

TR – Evet, küçükken “paşa” çayı ile başladık. Yıllarca çift katlı çaydanlıklarda demlenen çaymızı “tavşan kanı” tabiriyle yudumladık… Kimimiz açık, kimimiz koyu… Dedelerimiz “Hilton Beş Çayı”nda eş-dostlarıyla kuyruklu piano eşliğinde keyif yapardı. Bizler simit-peynir-çay saati… “İngiliz 5 O’clock Tea” saatleri de vardı. Sonra 1990’larda Lipton ve takip eden markalarla farklı aramolarda çaylarla, poşetlerde tanıştık. Bazen de sağlık amacıyla, “diren atıcı”, “inceltici”, “rahatlatıcı”, “uyku getirici” bitki çayları kullanmaya başladık. Sanırım çay günlük hayatımızda son derece pratik yer aldığı için son zamanlarda şarap, puro vb gibi popülerleşmedi… Bu farkındalığım Tikina (Karadeniz’de çay toplama sepetinin adı imiş) Teşvkiye’de açıldığında oluşmuştu. İki sene önce de Abu Dhabi’de bir çay mağazası sahibi ile sohbet ettiğimde “Çayın hakkını hiç vermiyormuşuz…” diye düşünmüştüm. Belki 30 çeşit çay vardı mağazasında. Her birini bize tek tek anlattı. Çayın yetiştiği coğrafya, iklim, yükseklik, yağışlar, çay yaprağının ebatları hepsi çayın çeşitliliğine ve kilogram değerine etki ediyormuş… Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecekmiş, bilmiyordum. Bu sene kayak tatilinde kaldığımız İsviçre otelinin kahvaltıdaki çay büfesi de öğretici bir deneyim oldu. En az 15 çeşit çay vardı. Yanında bildiğimiz semaver! Çekmeceli ünitede bir de menu vardı: Nurbong, Mokalberie, English Breakfast, Earl Grey, Green Dagon, Jasmine, Fitness, Mint & Fresh… çayların özellikleri ve faydaları tek tek anlatılıyordu. Eve döndüğümde, Abu Dabi’den aldığım çay demleme kum saatimi tekrar çıkardım. Hangi tip çay kaç dakika demlenmeli, onu gösteriyor. Fotoğraftaki çaydanlıklar ise çaya kıymet verdiğini gösteren iki mekan Lucca ve Butterfly İstinye Park’dan. Çaya hakkını vermek gerekiyor, bir yerden başlanmalı!

Seksek / Hopscotch – 1635?

seksek
ENG – I was looking for the Svarowski corner in Boyner ina İstinye Park shopping mall last weekend. The real treasure was just in front of me: Hopscotch pattern! I could not believe my eyes. In the Children’s department they had set up a game, which I thought no one knew during these days. A little girl was playing by herself while her parents were shopping. We should congratulate the store! Thanking them for reminding our children who are hypnotized with technology products! The game would start, on the street, with the area drawn on the ground with chalk. While looking for more information on hopscotch, I came to a fact that enlightened my day: Hopscotch game is mentioned in the Book of Games by Francis Willughby between 1635-1672. If it is played almost 400 years, our grandchildren will know how to Hopscotch. First though, we need to teach our children! What do you think?

TR – Geçen hafta sonu İstinye Park AVM’deki Boyner’in içinde Svarowski’yi arıyordum. Esas cevher ise önümdeydi: Seksek çizelgesi! Gözlerime inanamadım. Çocuk reyonunda, artık kimsenin bilmediğini düşündüğüm bir oyunu kurgulamışlardı. Hatta bir küçük kız çocuğu anne-babası alışveriş yaparken kendi kendine oynuyordu. Mağazayı tebrik etmek gerekiyor. Teknolojik ürünlerle hipnotize edilen çocuklarımıza bu oyunu hatırlattıkları için! Oyun, sokakta, tebeşirle yere çizilen alanla başlardı… Seksek ile ilgili araştırma yaparken, içime su serpen bir veriye ulaştım: Seksek oyunundan, 1635-1672 arasında Francis Willughby tarafından Book of Games’de bahsediliyormuş. Nerdeyse 400 yıldır oynanıyorsa, bizim torunlarımız da oynayacak demektir. Ancak önce, çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor! Ne dersiniz?

CEO ve eşi / CEO & Wife in İstanbul

Ersin Turhan - Misafir Ağırlama
ENG “I have an international shipping company. A very important client decided to come to our meeting in Istanbul along with his wife this time. I was planning to prepare a special program for them. My wife would also accompany them. However, the same week my wife had to go abroad. My daily schedule was totally booked. My wife knew Bird of Paradise Deniz Yıldız from a social circle and advised me to call her. I ask Deniz what she would recommend for my client’s full day. Deniz said, “Let them visit the historical peninsula in the morning between 9:00 a.m. to 13:00 p.m., take them to lunch on the Bosphorus between 13:00 p.m. to 15:00 p.m. and rent a boat for a cruise between 3:00 p.m. to 5:00 p.m.?“ However, I had time neither to plan, find a guide nor organize the transfer. Deniz solved them all. She organized an English speaking guide, private chauffeur-driven car and the Bosphorus boat tour. Then, she proposed to save time using the Sea-Taxi route between Eminönü–Bosphorus, instead of driving in the heavy traffic. Since they were very important guests, I wanted someone to accompany them feeling their part of the family. I needed someone to trust. Deniz said, “I will accompany and entertain them. I can take them to your wife’s favorite jewelers in the Grand Bazaar, local hand craft stores and to a Café.” Well, I accepted. Deniz took the load off of my shoulders with 1 hour of planning and 4-hour accompanying service fee, a total of 5 hours of “Guest Hosting”. Furthermore, she prepared a one page mini program with visuals for the guests, which included where, when, whom to contact etc. It was important to create a sense of confidence in guests. Moreover, Deniz texted me at various time slots to update me on what they were doing. At the end of the trip, she would hand over the guests to me at the restaurant. But I was stuck in traffic… By the time I arrived, Deniz had already ordered a cold bottle of white wine Sarafin Fume Blanc along with some appetizers and was continuing to chat with them. Deniz left us before the meal. My guests and I, we continued with the guided boat tour on the Bosphorus. My guests’ satisftaction and happiness were very valuable for me. Thank you Deniz! ”
Businessman, 45, married, father

TR “Uluslararası nakliye firmam var. Amerika’dan çok önemli bir müşterim, bu seferki İstanbul’daki toplantımıza eşi ile birlikte gelmeye karar vermişti. Kendilerine özel bir İstanbul programı hazırlamayı planlıyordum. Eşim de kendilerine eşlik edecekti. Ancak eşimin aynı hafta yurt dışına gitmesi gerekiyordu. Benim ise tüm günümü onlara ayıramayacak kadar yoğun bir iş programım vardı. Eşim, sosyal çevreden tanıdığı, Bird of Paradise Deniz Yıldız’ı aramamı tavsiye etti. Deniz’e tam günleri olduğunu nasıl değerlendirebileceğimizi sordum. Deniz, “Sabah 09:00-13:00 tarihi adayı gezsinler, 13:00-15:00 Boğaz’da öğle yemeği alın, 15:00-17:00’de de Tekne Turu yapabilirsiniz?”i önerdi. Ancak ne programı, ne rehberi, ne transferi organize etmeye vakit ayırabilecektim. Deniz hepsini çözdü. İngilizce bilen bir rehber, özel şoförlü araç ve Boğaz Turu’nu organize etti. Ardından, Deniz Taksi kullanarak Eminönü-Boğaz arasındaki yolu kara yerine Boğaz’dan giderek zaman kazanmayı önerdi. Önemli misafirler oldukları için, ailemden güvendiğim bir kişi gibi ev sahipliği yapacak birine de ihtiyacım vardı. Deniz “Ben eşlik ederim, ağırlarım. Kapalıçarşı’daki kuyumcunuza, yazmacıya, Café’ye götürürüm… ” dediğinde, kabul ettim. Deniz 1 saatlik planlama, 4 saatlik misafir ağırlama toplam 5 saatlik hizmet bedeli karşılığında sırtımdaki yükü aldı. Üstelik, misafirlerime gönderebileceğim tek sayfalık, görsel düzenlemeli mini bir program hazırladı. Kaçta, nerede olunacak; kimle iletişime geçilecek vb. Misafirlerde güven hissi yaratmak için önemliydi. Deniz, gezinin ana bölümlerinde bana SMS göndererek, ne yaptıkları hakkında da bilgi verdi.Gezinin sonunda, misafirleri restoranda bana teslim edecekti. Ancak trafikte kaldım… Deniz, geciktiğim yarım saat içinde kendilerine soğuk bir şişe Sarafin Fume Blanc şarap eşlik edebilecek mezeler söylemiş, sohbetine devam ediyordu. Deniz yemekten önce bizden ayrıldı. Biz daha sonra rehberle birlikte tekne turuna devam ettik. Misafirlerimizin memnun kalması benim için çok kıymetliydi. Teşekkürler Deniz!”
İş adamı, 45, evli, baba

Kına Gecesi Süprizi / Henna Night Surprise

image
ENG: “We were in a flurry for a very close friend’s Henna Night (Bachelorette) which was in two days. When my friend requested from me “Moms and aunts will leave after a while and the groom and his friends will join us. How can we keep the atmosphere lively, colorful and fun so that people will stay for longer?” I did not know what to say! In fact, I couldn’t have found a creative gift for her so I thought organizing and buying the accessories for “after-hours fun” would resolve this… Hence I said “It’s on me!” and hung up the phone. However, my schedule for Thursday and Friday was very busy. As I was trying to figure out how I would handle all this, another friend suggested Bird of Paradise Deniz Yıldız. I called her and asked for a reasonable solution. Deniz suggested, maracas and tambourines. I asked “Can we find high quality fun glasses?” Deniz replied, “Do not worry!” Moreover she added: “The night runs late, if only the ladies’ feet are comfortable. Why don’t you include black or silver ballerinas for ladies?” Deniz made me laugh but she was right… I questioned “How will we arrange the foot sizes?” Deniz was very confident, “We’ll go from probability, we will solve it” and she did the calculations right there. I was afraid they wouldn’t be ready for the next day. I was wrong. Not only all the accessories were supplied but, on top of it, Deniz prepared shoe size coin labels along tulle wrapped around the ballerinas. My driver handled the delivery. Deniz solved my haste for a fee of an hourly service. Moreover Deniz reminded me, “It would be nice to offer these party favors to guests in a basket. Did you think about this?” Then came to my mind, “Should I give the ballerinas at the entrance or when the dance started?” Deniz said: “When the dance begins!” Everything flowed like water. All I had to do was to present the goodies to my friend. The night became so much cheered up with the rattle maracas, jingle of the tambourines and colorful neon lights of the glasses. The bride-to-be loved it! Myself? Well, I could even fit a birthday-lunch-with-ladies in my busy schedule. Thank you Deniz!”
Entrepreneur, 43, married, mother

TR: “Çok yakın bir arkadaşımın kına gecesi telaşındaydık. Kına gecesine iki gün kala benden “Anneler-teyzeler gittikten sonra damat ve erkek arkadaşları da gelecek, eğlence karma devam edecek… Ortamı renklendirmek, canlı tutmak için şamata için ne yapabiliriz?” talebinde bulununca ne diyeceğimi bilemedim. Aslında kına gecesi için kendisine ne hediye vereceğimi de çözememiştim! Aklıma şamatalıkları ona hediye etmek fikri geldi… “Bu kısmı bende bil!” diyerek telefonu kapattım. Perşembe-Cuma’m çok yoğundu. Başka bir arkadaşımla dertleşirken, Bird of Paradise Deniz Yıldız’ı önerdi. Kendisini aradım. Uygun bütçeli çözümleri sordum. Deniz, marakas ve tef önerdi. “Kaliteli gözlük bulabilir miyiz?” soruma, “Merak etme!” diyerek cevapladı. Üstüne ekledi: “Gece, ancak ayaklar rahat ederse, uzar! Hadi gel, hanımlara siyah veya gümüş bale patiği organize edelim!” önerisini getirdi. Çok güldüm, ama haklıydı! “Ayak numaralarını nereden bulacağız?” soruma, “Olasılıktan gideriz, çözeriz” diyerek hemen bana hesaplamasını yaptı. Ertesi güne hazır olamamasından korkuyordum. Yanılmışım. Deniz tüm ürünleri temin etmekle kalmayıp, patiklerin üstüne kaç numara olduklarını yazan madeni para şeklinde numaralıkları tüllerle patiklere sardırmıştı. Teslimat konusunda, şoförümden destek aldım. Deniz bir saatlik hizmet bedeli karşılığında telaşımı çözdü. Üstelik Deniz bana “Bu ürünleri misafirlere sunmak için sepet olması hoş olur, sende var mı?” hatırlatmasını da yapınca, her şey su gibi aktı. Patikleri kapıdan giren tüm misafirlere mi vermeliydim, yoksa dans başlarken mi dağıtmalıydım? Deniz’in önerisi doğru işledi: Dans başlarken! Bana tüm ürünleri arkadaşıma sunmak kaldı. Gece marakaslardan çıkan eğlenceli sesler, kapışılan tefler ve rengarenk neon gibi yanan gözlüklerle çok şenlendi. Gelin adayı mı? Bayıldı! Ben mi? Hiç olmazsa o yoğun tempomda bu işler çözülürken, bir doğumgünü öğle yemeğine bile katılabildim! Teşekkürler Deniz!”
Girişimci, 43, evli, anne

Smythson of Bond Street

smythson
ENG: I admit, my acquaintance with Smythson is based on for only 3-4 years … Luckily, I always received it as a gift: A black leather notebook from my boyfriend for establishing Bird of Paradise with a “Good luck!” note, then a white leather small-sized Wedding Planner from a family member for “Keeping sweet memories” of preparations, and finally a cobalt blue heart-shaped crocodile key chain from a couple for our engagement celebration with “May it bring abundance and become the rally of many key areas” note ! I was wondering around in Beymen (an upscale retailer of Turkey) in the men’s department the other day and, my hand just went for the “simple but a terrific portfolio which distinguished itself from all the others” wallet. Apparently, it was a travel / passport cover! Lean and clear… You would want to touch the soft skin over and over again. Not cheap at all! I learned that it was” Smythson of Bond Street” established is 1887 (almost 220 years!) positioned at the top of the luxury segment. I’ve lost myself in the website! A very rich assortment of women / men daily purses, wallets, home and travel products, personalized stationary, diaries, invitations … Amazing! It owns a small, worth seeing museum behind its London’s main store (40 New Bond Street). Would you imagine that their first business was producing personalized stationary for the Queen of England and her family? And Sigmund Freud’s notebook, fine stationary for Majaras of India and John F. Kennedy and Princess of Monaco’s condolence books are all of Smythson of Bond Street? Worth to discover!

TR: İtiraf ediyorum, Smythson ile tanışıklığım 3-4 seneye dayanıyor… Şansıma, hep hediye olarak bana verildi! Önce Bird of Paradise’ı kurduğum için erkek arkadaşım “Bol şans” için siyah deri not defterini, ardından evlilik hazırlıklarına girdiğim için bir aile üyesi beyaz deri kaplı küçük boy Wedding Planner’ını “Kolay gelsin, tatlı anısı kalsın” notuyla ve son olarak da nişan kutlamasına davetli bir çift arkadaşımız da kobalt mavi kalp şeklinde krokodil anahtarlığını “Bereket getirir, kilit yerlerinin toparlayicisi olur!” notlarıyla hediye ettiler! Geçen gün Beymen’de erkek reyonunda dolaşırken, elim “Müthiş sade ancak kendini diğer tüm portföyler arasından gösteren” bir cüzdana gitti. Meğerse, seyahat cüzdanı / pasaportlukmuş! Yalın, net, düz… Dokundukça dokunasınız gelen yumuşacık bir deri… Hiç de ucuz değil! Bunun üstüne Smythson’ın “Smythson of Bond Street” olduğunu, 1887 (nerdeyse 220 yıllık!) de kurulduğunu öğrendim. Lüks segmentin en üst hedef kitlesinde konumlanmış… Web sitesine kendimi teslim ettim diyebilirim! Kadın / erkek günlük çantalar, cüzdanlar, ev ve seyahat ürünleri, kişiye özel matbu, günlükler, davetiye… inanılmaz zengin bir ürün yelpazesi var. Londra’daki ana mağazası (40 New Bond Street) içinde küçük ancak görülmeye değer bir müzesi de varmış. Ilk işlerinin İngiltere Kraliçesi ve ailesine kişiye özel matbu üretmek olduğu aklınıza gelir mi? Ya sonrasında Sigmund Freud’un kendi defteri, Majaras of India için özel üretilen matbu, John F. Kennedy ve Monako Prensesi’nin taziye defterlerinin de Smythson of Bond Street olduğu? Keşfetmelik!

Thank you: English version of my entries

thank you English version

Cavide’nin Kadınları / Women of Cavide

cavidenin kadınları
ENG: The showcase of Z Mix Architecture in Teşvikiye (Istanbul) always attracts my attention. They display small but carefully selected, exquisite objects. Recently, I was struck by the women on the tables. They were so real! One of them even had an I.D. next to her… The details of their clothing, their facial expressions, posture, figuring… I was almost about to invite them for a cup of coffee and chat! There was wisdom and deprivation in the elderly and fun in the young woman. The artist label read: Cavide Gözkara Yükseler. Before sharing them in my blog, I researched the artist on the internet. Apparently this Collection is “Women of Cavide”. Elderly woman is of the “Homeless” and the fun woman is of “Whore” series. Cavide Gözkara Yükseler has worked as a costume designer on the television market for 10 years. Now she has an Atelier in Gümüşlük, Bodrum. On one hand she designs original jewelry and on the other hand she dreams of female figures from our daily lives and creates them with different materials. “Women of Cavide” are said to be characters we encounter in our daily lives…
—-
TR: Teşvikiye’de Z Mix Mimarlık’ın vitrini hep dikkatimi çeker. Küçük ama özenle seçilmiş, zarif objeler sergiliyorlar. Geçenlerde, vitrindeki biblo kadınlara bayıldım. O kadar gerçekler ki! Hatta bir tanesinin nüfus cüzdanı bile vardı yanında… Kıyafet detayları, yüz ifadeleri, oturuş şekilleri, endamları… Hani nerdeyse kendilerini karşıdaki kahveye davet edip, sohbet edecektim! Yaşlı teyzede bir bilgelik ve imkansızlık; genç kadında eğlence vardı. Sanatçı Cavide Gözkara Yükseler’in kartı vardı tanıtım olarak. Blogumda yer vermeden önce internette sanatçıyı araştırdım. Meğerse bu seri “Cavide’nin Kadınları” imiş. Yaşlı teyze “Evsiz”; eğlenceli olan “Afişte” koleksiyonundan parçalar. Cavide Gözkara Yükseler, 10 yıl kadar televizyon piyasasında kostüm tasarımcısı olarak çalışmış. Şimdilerde Bodrum Gümüşlük’te atölyesinde bir yandan özgün takılar tasarlıyor, bir yandan da farklı malzemelerle kadın figürleri hayal ediyor ve yaratıyormuş. “Cavide’nin Kadınları” hayatın içinden gündelik hayatımızda karşımıza çıkan karakterlermiş…